Aynı ofiste çalışan herkesin boyu, kilosu ve vücut oranları farklıdır. Buna rağmen kurumsal mobilya planlamasında çoğu zaman bütün çalışanlar için tek koltuk modeli tercih edilir. Bu yaklaşımın başarılı olması, koltuğun…
Aynı ofiste çalışan herkesin boyu, kilosu ve vücut oranları farklıdır. Buna rağmen kurumsal mobilya planlamasında çoğu zaman bütün çalışanlar için tek koltuk modeli tercih edilir. Bu yaklaşımın başarılı olması, koltuğun yalnızca yüksekliğinin değiştirilebilmesine değil, farklı kullanıcıların oturma ihtiyaçlarına karşılık verecek ayar aralığına sahip olmasına bağlıdır. Kısa boylu bir çalışanın rahatça kullanabildiği oturak derinliği, uzun boylu bir çalışan için yetersiz kalabilir.
POLEN Mobilya’nın ergonomik ofis koltuğu seçenekleri arasında ayarlanabilir kol ve bel desteği bulunan çalışma koltukları ile senkron mekanizmalı modeller yer alır. Ancak kurumsal alımlarda yalnızca bu özelliklerin bulunması yeterli değildir. İnsan kaynakları sorumluları ve ofis yöneticileri, seçilecek modelin çalışanların boy ve ağırlık farklılıklarına hangi sınırlar içerisinde uyum sağlayabildiğini değerlendirmelidir.
Bir koltuğun ergonomik özelliklere sahip olması, bütün kullanıcılara aynı ölçüde uyacağı anlamına gelmez. Örneğin iki modelde de yükseklik ayarı bulunabilir ancak oturağın ulaşabildiği en alçak ve en yüksek konum farklı olabilir. Benzer şekilde ayarlanabilir bel desteğinin hareket mesafesi, kısa ve uzun gövdeli çalışanlarda farklı sonuçlar yaratır.
Tek modelle çok sayıda çalışma istasyonu kurulacaksa dört temel nokta birlikte değerlendirilmelidir: oturak yüksekliği, oturak derinliği, bel desteğinin konumu ve kol dayamalarının hareket aralığı. Bu parçaların birbirinden bağımsız ayarlanabilmesi, kullanıcı farklılıklarını karşılamayı kolaylaştırır.
Çalışanların yalnızca toplam boyunu bilmek de yeterli değildir. Aynı boydaki iki kişinin bacak ve gövde uzunlukları farklı olabilir. Bu nedenle koltuk uyumu kesin santimetre değerlerinden çok, kullanıcı oturduğunda kontrol edilen temas ve destek noktaları üzerinden değerlendirilmelidir.
Farklı boy gruplarında öncelikli kontrol noktaları değişir. Aşağıdaki tablo, toplu koltuk seçiminde ve numune değerlendirmesinde kullanılabilecek pratik bir çerçeve sunar.
| Kullanıcı grubu | Öncelikli ayar | Kontrol edilecek nokta |
|---|---|---|
| Kısa boylu çalışan | Oturak yüksekliği | Ayaklar desteklenirken sırtın arkalığa dayanabilmesi |
| Kısa boylu çalışan | Oturak derinliği | Oturak ön kenarının diz arkasına dayanmaması |
| Orta boylu çalışan | Bel desteği ve kol yüksekliği | Bel desteğinin uygun noktaya gelmesi ve kolların masa ile uyumu |
| Uzun boylu çalışan | Oturak yüksekliği ve derinliği | Uylukların desteklenmesi ve dizlerin rahat konumlanması |
| Uzun gövdeli çalışan | Sırt yüksekliği ve bel desteği | Destek noktalarının gövde uzunluğuna uygun olması |
| Farklı kilodaki çalışanlar | Mekanizma direnci | Geriye yaslanma hareketinin kullanıcı ağırlığına göre ayarlanabilmesi |
| Vardiyalı çalışanlar | Tüm hareketli ayarlar | Her kullanıcı değişiminde koltuğun yeniden düzenlenebilmesi |
Bu kontrollerin amacı çalışanları kesin boy sınıflarına ayırmak değildir. Aynı modelin farklı vücut oranlarını karşılayıp karşılamadığını belirlemektir. Bir ayarın hareket edebilmesi kadar hareketin başlangıç ve bitiş noktaları da önemlidir.
Kısa boylu kullanıcılar için ilk kontrol, oturak yeterince alçaltıldığında ayakların zeminde destek bulabilmesidir. Çalışan sırtını arkalığa yaslamak için ayaklarını yerden kaldırmak zorunda kalıyorsa koltuk yüksekliği uygun olmayabilir.
Oturak derinliği de aynı derecede önem taşır. Fazla derin bir oturakta kısa boylu kullanıcı, diz arkasında boşluk bırakabilmek için öne kayabilir. Bu durumda bel desteğiyle temas azalır. Oturma yüzeyi ileri geri hareket ettirilebilen modeller, böyle bir uyumsuzluğun giderilmesine yardımcı olabilir.
Ancak her ofis koltuğu modelinde derinlik ayarı bulunmaz. Yalnızca gaz pistonu aracılığıyla yükseklik değiştirebilen modellerde oturma yüzeyinin uzunluğu sabit kalır. Toplu alım öncesinde bu ayrımın ürün özelliklerinden doğrulanması gerekir.
Uzun boylu çalışanlarda koltuğun yeterince yükselmesi ve oturak yüzeyinin uylukları desteklemesi öne çıkar. Oturak fazla kısa kaldığında bacakların önemli bir bölümü destek dışında kalabilir. Çok yüksek oturma konumu ise çalışma masasının kullanımıyla uyumsuzluk yaratabilir.
Bu nedenle yalnızca koltuğun ulaşabildiği en yüksek konum incelenmemelidir. Kullanıcı uygun yüksekliğe geldiğinde dizlerinin konumu, ayaklarının zemine teması ve masa üzerindeki çalışma hareketleri birlikte kontrol edilmelidir.
Uzun boylu çalışanlarda sırtlık yüksekliği de dikkate alınır. Özellikle boyun destekli modellerde destek parçasının baş ve boyun konumuna uygun biçimde ayarlanabilmesi önem taşır. Sabit destekli bir tasarımın her kullanıcıya aynı uyumu sağlayacağı varsayılmamalıdır.
Bel desteğinin temel işlevi, kullanıcı arkalığa yaslandığında bel bölgesindeki doğal kavise uygun temas sağlamaktır. Gövde uzunluğu değiştiğinde bu temas noktasının yüksekliği de değişebilir.
Sabit konumlu bir bel desteği kısa boylu çalışanda olması gerekenden yukarıda, uzun gövdeli çalışanda ise aşağıda kalabilir. Yüksekliği ayarlanabilir bel desteği bulunan modellerde destek noktası kullanıcıya göre yeniden konumlandırılabilir.
POLEN Mobilya’nın çalışma koltuğu seçeneklerinde ayarlanabilir bel desteği bulunan modellerin yer alması, farklı çalışan ölçülerini değerlendiren kurumlar açısından dikkate alınabilecek bir özelliktir. Bununla birlikte destek parçasının hareket mesafesi her model için ayrıca incelenmelidir.
Kol dayamasının doğru konumda olması yalnızca kullanıcı boyuna bağlı değildir. Masa tablasının yüksekliği ve koltuğun masaya yaklaşma mesafesi de sonucu etkiler.
Çalışan dirseklerini gövdesine yakın tuttuğunda kol dayamaları ön kolları destekleyebilmelidir. Destekler gereğinden yüksekse omuzlar yukarı kalkabilir. Alçak kaldığında ise kullanıcı destekten yararlanamayabilir.
Bir başka kontrol, koltuğun masa altına yaklaşabilmesidir. Yüksek kol dayamaları masa tablasına çarptığında çalışan klavye ve fareye ulaşmak için öne eğilmek zorunda kalabilir. Yüksekliği ayarlanabilen kol destekleri bu uyumsuzluğun giderilmesini kolaylaştırır.
Sabit yükseklikte masa kullanılan ofislerde koltuk ayarının tek başına bütün farklılıkları karşılayamayacağı unutulmamalıdır. Özellikle kısa boylu çalışanlarda uygun masa erişimi ile ayak desteği ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir.
Farklı ağırlıktaki çalışanlar aynı koltuğun geriye yaslanma hareketini farklı hissedebilir. Senkron mekanizma, sırtlık ve oturma yüzeyinin kontrollü biçimde birlikte hareket etmesini sağlar. Yaylanma sertliği ayarlanabilen modellerde direnç kullanıcı ağırlığına göre düzenlenebilir.
Hafif bir kullanıcı için fazla sert olan mekanizma geriye yaslanmayı güçleştirirken daha ağır bir kullanıcı aynı ayarı gevşek bulabilir. Bu nedenle vardiyalı kullanımda yaylanma direncinin de kişisel ayarlara dahil edilmesi gerekir.
Mekanizma sertliği ile koltuğun taşıma kapasitesi ise farklı teknik özelliklerdir. Taşıma kapasitesi ve gaz pistonu sınıfı model bazında doğrulanmalıdır. Çalışanların ağırlık aralığı genişse bu bilgi teklif talebinde belirtilmelidir.
Bir koltuğun gün içerisinde birden fazla kişi tarafından kullanıldığı çalışma alanlarında önceki kullanıcının bıraktığı ayarlar uygun kabul edilmemelidir. Vardiya değişimlerinde uygulanacak kısa bir kontrol sırası, koltuğun kişisel ölçülere uyarlanmasını kolaylaştırır.
Bu kontrollerin kısa sürede yapılabilmesi önemlidir. Kumandaları ulaşılması güç veya kullanımı karmaşık olan modeller, paylaşımlı çalışma alanlarında ayarların ihmal edilmesine neden olabilir. Numune değerlendirmesinde çalışanların ayarları yardım almadan yapabilmesi de gözlemlenmelidir.
Farklı boy ve kilodaki çalışanlara ortak koltuk modeli belirlenirken numune denemesi, katalog bilgilerinin gerçek kullanım koşullarında değerlendirilmesini sağlar. POLEN Mobilya, kurumsal toplu alımlarda karar öncesinde ofise numune koltuk gönderilebildiğini belirtmektedir.
Numuneyi yalnızca ortalama boydaki bir çalışanın denemesi yeterli olmayabilir. Kısa ve uzun boylu kullanıcıların aynı modeli kendi çalışma masalarında değerlendirmesi, ayar aralığının sınırlarını ortaya koyar. Koltuk hiçbir ayar konumunda uygun destek sağlayamıyorsa alternatif model düşünülmelidir.
Fileli ofis koltuğu, kumaş veya deri döşeme seçenekleri değerlendirilirken de aynı ölçü kontrolleri korunmalıdır. Döşeme yüzeyinin farklı olması, oturak derinliği veya kol dayaması uyumsuzluğunu tek başına çözmez. Yüzey tercihi ile mekanik uyarlanabilirlik ayrı karar başlıkları olarak ele alınmalıdır.
Teklif talebinde yalnızca çalışan sayısının belirtilmesi, ortak kullanıma uygun koltuk modelinin belirlenmesi için yeterli değildir. Kullanıcıların boy ve ağırlık çeşitliliği, masaların sabit veya ayarlanabilir olması, vardiyalı çalışma düzeni ve ihtiyaç duyulan hareketli destekler de açıklanmalıdır.
POLEN Mobilya’dan teklif alınırken oturak yükseklik aralığı, derinlik ayarı, bel desteğinin hareketi, ayarlanabilir kol dayamaları, senkron mekanizma ve taşıma kapasitesi hakkında model bazında bilgi talep edilebilir.
Seçimin temel ölçütü, bütün çalışanları tek koltuğa uydurmaya çalışmak yerine koltuğun farklı çalışanlara ne ölçüde uyarlanabildiğini belirlemek olmalıdır. Tek model yeterli ayar aralığını karşılamıyorsa farklı kullanıcı grupları için alternatif koltukların değerlendirilmesi, kurumsal çalışma alanının daha tutarlı biçimde planlanmasına yardımcı olur.
Yorum Yap