Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta ABD İş Konseyi Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, Türkiye-ABD stratejik iş birliğinin geliştiğini belirtirken, ekonomi programı ve yapısal dönüşümle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta katıldığı Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik iş birliğinin her alanda geliştiğini belirtti. Diplomatik ilişkilerin 100. yılına yaklaşırken bu iş birliğinin önemine vurgu yapan Erdoğan, Türkevi’nde düzenlenen toplantıda iş insanlarının ekonomik programlara ilişkin sorularını yanıtladı.
Erdoğan, uygulanan ekonomi programının dört temel bileşeninin fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm olduğunu açıkladı. Bölgesel savaşlara rağmen bu ilkelerde ilerleme kaydedildiğini aktaran Erdoğan, temel mal enflasyonunun 2020’den, kira enflasyonunun ise son dört yılın en düşük seviyesine indiğini söyledi. Mevcut koşullarda enflasyonun yıl sonunda %28 civarında tamamlanmasının öngörüldüğünü, 2027’nin ise dezenflasyon açısından daha güçlü bir yıl olacağına inanıldığını belirtti. Mali disiplin konusunda oldukça iyi bir konumda olunduğunu ifade eden Erdoğan, akaryakıt fiyatlarındaki artıştan vatandaşları ve reel sektörü korumak amacıyla vergi indirimine gidildiğini, buna rağmen bütçede hedef aşıldığını kaydetti. Yılın %3,1 bütçe açığı ile kapatılacağını, kamu borcunun ise milli gelire oranla %22’nin altında olduğunu vurguladı. Dış dengede enerji fiyatlarındaki artışa rağmen cari açık ve dış borç göstergelerinin son 20 yıllık ortalamaların altında tutulduğunu sözlerine ekledi.
Verimliliğin önemine değinen Erdoğan, yapısal dönüşümü programın merkezine yerleştirdiklerini dile getirdi. Yeşil dönüşümde iddialı olduklarını ve bu yıl Antalya’da COP31‘e ev sahipliği yapacaklarını hatırlattı. Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uyguladıklarını belirten Erdoğan, yapay zeka ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarının hızlandırıldığını, sağlık alanında Ankara’da kurulan endüstri bölgesiyle yatırımcılara teşvik sağlandığını aktardı. Bölgesel potansiyeli harekete geçirmek için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ilerlediklerini belirten Erdoğan, Türkiye’nin şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomi olduğunu vurguladı.
Erdoğan, diplomatik ilişkilerdeki ahengin ekonomik ve ticari ilişkilere de yansıtılmasını arzu ettiklerini ifade etti. Bu alanda ciddi bir potansiyel bulunduğunu belirten Erdoğan, enerji, havacılık ve diğer kritik sektörlerde ortak çabalarla önemli anlaşmaların sonuçlandırıldığını söyledi. Amerika’nın Türkiye’nin LNG tedarikçileri arasında birinci sırada yer aldığını ve Avrupa’da Amerikan kaynağını tercih eden ülkelerin başında gelindiğini belirtti. Bu iş birliğinin nükleer dahil enerjinin tamamına genişletilmesinin hedeflendiğini aktardı. Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye ile stratejik bir ekonomik iş birliği modeline ihtiyaç duyulduğu kanaatini paylaştı.
Erdoğan, çatışmaların ardından bölgede tedarik zincirlerinin yeniden konumlanması, enerji güzergahlarının çizilmesi, ticaret koridorlarının değişmesi, yeniden imar dönemi ve savunma ile ileri teknoloji gibi beş büyük dönüşümün hızlanacağına işaret etti. Tedarik zincirlerinde şirketlerin en güvenilir yeri aradığını, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısıyla bu arayışın doğal adresi olduğunu söyledi. Türkiye’nin kesintisiz enerji akışının en güvenilir koridoru olduğunu, orta koridor ve Kalkınma Yolu’nun Türkiye’de kesiştiğini belirtti. Türk müteahhitlik sektörünün zor coğrafyalardaki tecrübesiyle yeniden imar sürecine hazır olduğunu ifade etti. NATO standartlarında üretim yapan savunma sanayinin müttefiklerin tedarik güvenliğine katkı sunacak kapasiteye ulaştığını vurguladı. Ülkenin bu dönüşüm fırsatlarından faydalanması için nisan ayında rekabetçi bir yatırım paketinin hayata geçirildiğini ve dış temsilciliklerin destek için hazır olduğunu kaydetti.
Yorum Yap